Zihninizde Güvende Misiniz?

0
394

Herkesin günlük hayattaki olaylara karşı bir fikri vardır. Bu fikirler sayesinde günlük işlerimizi, hatta ileriye dönük olan işlerimizin planlamalarını yaparız. Bu sayede hayatımızı şekillendirir, hatta hayatımızı değiştirecek kararlar alırız. Fikirlerimiz birer tohum görevi görürler.

İnsanoğlu düşüncelerinin, fikirlerinin güvenirliğinden son derece emin bir hayat sürer. Fakat bu pekte böyle değildir. Her şeyin enerjiden oluştuğu bir evrende yaşamaktayız. Gözlerinizden baktığınız bilgisayar ekranına, okuduğunuz cümlelerden zihninizde oluşan fikirlere kadar her şey enerjidir.

Bu açıdan baktığımızda pekte güvenli olmayan bir ortamda yaşamımızı sürdürdüğümüzü görüyoruz. İsterseniz konuyu biraz daha açayım.

Yaşadığınız ortamı ele alalım. Örneğin bir bilgisayar programcısısınız. Gününüzün neredeyse yüzde yetmişi bilgisayarla geçiyor. Bu bilgisayarların enerji boyutunda sizde nasıl bir etkiye sahip olduğunu hiç düşünüyor musunuz? Bir bilgisayar ekranının yaydığı ışınlar, bedeninize olan etkisi bir yana, zihninize etkide bulunabilir.

Bir konuya yoğunlaşmaya çalıştığınızda algınızın çabucak dağıldığını ve fikirlerinizin sabit bir şekilde yerinde duramadığı anlar yaşayabilirsiniz. Bunlar sadece bilgisayarınızın ışığı değil diğer çevresel ışık kirliliğinin de yarattığı bir etkidir.

Konuya birde yediğimiz yiyeceklerin açısından bakalım.

Örneğin canınız işten sonra şöyle bol tereyağlı İskender çekti. Arkadaşlarınızla birlikte oraya gitmeye karar verdiniz. Yediğiniz yemeğin sizde uyandırdığı fikirleri hiç düşündünüz mü? Yemek içinize bir veri sokuyor. O veri ayrıştırılıp zihninize ulaşıyor ve zamanı geldiğinde bir düşünceye dönüşüyor.

Tıpkı işteyken zihninize doluşan ekran ışıkları gibi, yediğiniz yemeklerde zihninize ulaşıyor. Hatta arkadaşlarınız ile olan yakın ilişkileriniz, sevgiliniz ile olan duygusal bağınız, partneriniz ile olan cinsel birleşmeniz ve en trajiği olan sosyal medyadaki sürekli aktifliğiniz bile zihninize etki ediyor.

Bu açıdan hayatımıza baktığımız zaman aslında pekte güvenli bir yaşam sürmüyoruz değil mi? Bir bakıma hayatımızı çevredeki uyarıcıların bize yaratacağı etkilere adamışız. Bir makine gibiyiz de haberimiz yok aslında. Tuşlarımız çevremizdeki bu uyarıcılar ve hareketlerimiz ise onların sürekliliğini sağlamaya, düzenlerini yaşatmaya odaklı.

İnsanoğlu zihninin kontrolünü sanayi devrimine geçtiğinde bırakmıştır. O zamandan beri gelişen dünya ve teknoloji insanlığı dışa bağımlılığa yönlendirerek, içsel dinginliğini ve düzeninin bozulmasına neden olmuştur.

Zihnimizde oluşan tüm fikirlere genel olarak baktığımız zaman çok azının gerçekten kendimizi keşfedici anahtarlar olduğunu görürüz. Bazılarımızda ise bu yok denecek kadar azdır. Bu durumun içinden ancak dış dünya bizim için önemini kaybettiğinde çıkacağız gibi görünüyor. O da artan teknoloji bağımlılığının içinde biraz zor gibi görünüyor.

Ozan Demir

Buraya Yorum Bırakın

Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen buraya isminizi girin