Kybalion ve Hermes Trismegistus 

Mısır’ın ilk dönemlerinde, günümüzden tahminen 9000 yıl önce büyük bir bilge yaşadı. Mısırlılar ona Thoth dedi; Yunanlılar ise Hermes. Romalılar Mercurius olarak ölümsüzleştirdiler onu. İncil’de Enoch, Kuran’da ise İdris olarak yer aldı. Felsefenin ve Simyanın Babası, Tanrıların Katibi, Üç Kere Yüce(Tris/megistus) olarak anıldı. Bu büyük üstada batıda Hermes Trismegistus denildi; öğretisine ise Hermetizm…

hermes trismegistus
Hermes Trismegistus

Batı ezoterizminin temellerinden birisi olan Hermetizmin, Platon ve Pisagor gibi ünlü düşünürlerden tutun, Sufiliğe kadar derin etkileri vardır. Bu kadim öğreti, bir din olmamakla birlikte hiçbir dine karşı değildir. Hermetizme göre her dinde ilahi ışıktan bir parça bulunur.

Hermetik öğretilere ait belgelerin çoğunun tahrip edilmesi (Mısır’ın İstilası, İskenderiye Kütüphanesi’nin yakılışı vs) sebebiyle bu konuda çok fazla güvenilir kaynak yoktur; Eskilerden günümüze çok az yazı kalmıştır ki, bunlarında çoğu ortaçağda Latinceye çevrilmiş eserler oldukları için gerçeklikleri şüphelidir.

Ezoterik camiada, Hermetik düşüncenin özünü tam manasıyla aktardığı konusunda fikir birliğine varılmış bir grup metin vardır.

Bu metinlerden en ünlüsü Hermetika (Hermetica) Hermes’e ithaf edilen pek çok metnin derlemesidir. Hermes’in Kehanetleri, Corpus Hermeticum, Zümrüt Tabletler gibi kısımlardan oluşan Hermetika, ortaçağ ve Rönesans’ta dönemin alimleri tarafından Latinceye çevrilmiş el yazmaları ve tabletlerin derlenmiş ve kitaplaştırılmış halidir.

Diğer bir metin ise, yazımızın asıl konusu olan Kybalion’dur. Kybalion,1908 yılında yayınlanmış, kendilerine Üç İnisiye olarak adlandıran kişiler tarafından yazılmış, kısa bir kitaptır.

Aslında bizzat Üç İnisiye tarafından yazıldığını söylemek yanlış olur; Antik Mısır ve Yunan ezoterik felsefesinin prensiplerinin, hermetik kanunların ve doktrinlerin açımlanmış, herkesin anlayabileceği şekilde yazılmış halidir. Kitapta, orijinal Kybalion’un bu öğretilerin anlatıldığı bir sözlü veya yazılı kaynak olduğundan bahsedilmiştir, ancak bu konuda çok bilgi verilmemiştir. Yine de bildiğimiz kadarıyla yazıya dökülmüş ilk Kybalion budur.

Kitabın Türkçe basımının1 önsözüne şunlar yazılmıştır;

“…Kybalion nedir? Yazarların başvurduğu böyle bir ana kaynak var mıdır? Bu hiçbir zaman çözülemedi. Kökeni eski Mısır’a inen kadim ve ezoterik bir gizem öğretisi olan Hermetizmin modern bir yorumu olarak tanımlayabileceğimiz bu eser bir yeraltı klasiği olarak ününü günümüze dek korumuştur ve halen birçok gelenekçi ezoterist ve okült öğrencisi tarafından bir ders kitabı olarak kabul görmekte ve önerilmektedir”

“İlk başta anonim bir şekilde ortaya çıkan bu eser, kadim bir öğreti silsilesinin varisleri tarafından ortaya konmuş ipuçları havasını vermiştir…”

Tartışmasızdır ki, Üç İnisiye bu kitabı “yorumlayarak” olağanüstü bir şey yapmıştır; onlar sayesinde, üstü kapalı ve anlaşılması zor kitaplarda ve el yazmalarında aktarılan Antik Doktrin her öğrenci tarafından anlaşılabilir olmuştur. Bence bu kitabı “modern öğrenci için Hermetizme giriş kitabı” olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır

Kybalion’da Hermesçiliğin özünü oluşturan Yedi Kozmik Prensip / Yasa detaylı bir biçimde anlatılır ve örneklendirilir.

kybalion

Kitapta bahsedilen Yedi Kozmik Yasa aşağıdaki gibidir.

Kybalion Yedi Kozmik Yasa

1-  Zihinsellik Prensibi

“Bütün Zihindir, Evren Zihinseldir”

2- Tekabül Prensibi”

“Yukarıdaki Aşağıdaki Gibidir, Aşağıdaki Yukarıdaki Gibidir.”

3- Titreşim Prensibi

“Hiç bir şey durmaz, her şey hareket eder, her şey titreşir.”

4- Kutupluluk Prensibi

“Her şey ikilidir, her şey iki kutba sahiptir, her şeyin kendi zıt çifti vardır, benzeyen ve benzemeyen aynıdır. Zıtların doğası bir, dereceleri farklıdır. Uçlar buluşurlar, bütün hakikatler yarım hakikatlerdir, bütün paradokslar uzlaştırılabilir”

5-  Ritim Prensibi

“Her şey akar, içe ve dışa; her şey dalgalanır, yükselir ve alçalır; her şeyde sarkacın salınımı vardır, sağa salınım, sola salınımla aynıdır. Ritim kendini telafi eder”

6-  Sebep-Sonuç Prensibi

“Her sebebin bir sonucu, her sonucun bir sebebi vardır, her şey yasaya göre olur. Değişim bilinmeyen yasadan başka bir şey değildir, birçok nedensellik planı vardır, hiçbir şey bu yasadan azade değildir”

7- Cinsiyet Prensibi

“Her şeyde cinsiyet vardır, her şeyin eril ve dişil prensipleri vardır. Cinsiyet bütün planlar için geçerlidir”

Hermetizme göre, Evren’deki HERŞEY bu yedi prensibe göre oluşmuştur – veya başka bir bakış açısıyla yaratılmıştır (ilerleyen bölümlerde ikisinin arasında çok da fark olmadığını anlayacağız) Üç İnisiye’nin Kybalion’u, bu yedi yasanın detaylı bir biçimde açıklanması ve evrendeki etkilerinin örneklendirilmesidir.

Yedi Kozmik Yasa’yı (ya da kısaca YASA’yı)  anlamak, Hermetik bilimleri, dolayısıyla da batı ezoterizmini anlamak için atılacak ilk adımdır; Kybalion’da ifade edildiği gibi:

“Yedi Hakikat prensibi vardır; her kim ki bunu bilip anlar, sihirli dokunuşu, Tapınak Kapılarını sonuna kadar açan Büyülü Anahtara sahiptir.”

Kybalion

 

Bu yazı serisinde Üç İnisiye’nin yazdığı Kybalion’dan ziyade, onların esinlendiği Kybalion’u, yani kitabın içerdiği aksiyomları ve doktrinleri inceleyeceğiz. Üç İnisiye’nin Kybalion’undan farklı olarak, günümüz okült / ezoterik öğrencisinin, bu büyük eseri daha iyi anlayabilmesi için daha güncel fikirler ve örnekler kullanacak, Antik Öğreti’yi bugünün bilimsel ve felsefi bilgisi ışığında çözümleyecek ve yorumlayacağız. Kesinlikle Üç İnisiye’nin şaheserinden daha iyi veya daha orijinal bir yorum sunacağım iddiasında değilim, zaten böyle bir şey pek mümkün değil. Amacım, bahsettiğim gibi bu esere yeni bir bakış katmak. Bunu yaparken de yazının orijinal dokusunu bozmamak, bir nevi restore etmek.

Yazımızın gelecek bölümlerinde Yedi Kozmik Yasa’ya giriş yapacağız. Şimdilik takipte kalın

Yazı için, Harpocrates’e teşekkürler.


Kaynakça
1- Kybalion Yedi Kozmik Yasa Antik Mısır ve Yunan Hermetik Felsefesi, 2009 Basım Hermes Yayınları, Murat Sağlam

3 YORUMLAR

  1. Prensiplerin gerçek hayata yansıması da biraz ayrıntılı yer alsa daha güzel olabilirmiş ama yeterince iyi bir yazı.

    • Öncelikle teşekkürler beğendiğiniz için

      Bu daha giriş yazısı 🙂 bu konuda yazılar gelmeye devam edecek. Direk Evrendeki tezahürlerine geçersek kimse tam anlamıyla kavrayamaz anlatılanları, önce yürümek sonra koşmak.

      Takipte kalın

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen buraya isminizi girin