Yezidilik Kutsal Kitabı I

Yezîdilerin iki kutsal kitabından Kitabül Cilve (Tanrısal Açıklama Kitabı), Şeyh Hâdî bin Musafir’in yapıtı sayılmaktadır. Öbür kitap Mushaf’a Reş (Kara Kitap), yine aynı soydan gelen Şeyh Hasan bin Hâdî tarafından yazılmış kabul edilmektedir. Bu kitaplar, Cambridge Üniversitesi profesörlerinden E. G. Growne’ın kalemiyle, on dokuzuncu yüzyılın sonlarına İngilizceye çevrilmiş bulunmaktadır. Çevirisi yapılan elyazması metin ise bugün Paris Ulusal Kitaplığı’ndadır (BN Syr. MS. 324). Söz konusu kitapların son zamanlarda bulunan daha eski metinleri (Syr. MS No. 7), Prof. R. Ebied ile Prof. M.J. Young tarafından çevrilmiş ve incelenmiştir.

Kitabül Cilve ve Mushaf a Reş’in burada sunacağımız çevireleri, genellikle, Browne’in çevirisine uygundur; birkaç yerde, Ebied/Young çevirisini dikkate aldık. Metindeki boşluklar(…), tüm elyazmalarında okunamayacak denli bozuk olan yerleri göstermektedir. Özel sözcükler, Browne’ın okuduğu biçimleriyle alınmışlardır. Uzun zaman, Yezidi’lerden kalan tek kutsal metin olarak bilinen Şeyh Hâdî’nin İlâhisi’ni, Layard’ın Nineveh and Babylon (Ninova ile Babil) adlı yapıtındaki çevirisiyle aldık. Floransa Üniversitesi’nden Profesör Giuseppe Furlani, 1930 yılında bu metinler üzerine bir inceleme yayımladı. Söz konusu inceleme, Ebied/Young’ın incelemesiyle bağlantılı olarak okunmalıdır. Kitab’ül-Cilve, Mushaf a Reş ve Şeyh Hâdî’nin İlahisi’nin yeni elyazması metinleri, 1934 yılında Dr. Henry Field tarafından bulunmuş, Bağdad Üniversitesinde Dr. Anis Frayha’nın yaptığı İngilizce çevirileri 1946’da yayımlanmıştır.

KİTÜB ‘ÜL-CİLVE

( Tanrısal Açıklama Kitabı)

Melek Ta’us, bütün yaratıklardan önce var oldu. Seçilmiş halkını uyarmak ve yanlışlardan uzak tutmak üzere, yardımcılarını bu dünyaya gönderdi; kullarını önce sözlü olarak uyardı, ikinci olarak bu kitapla ki yabancıların okuması ya da bakması yasak kılındı.

(Birinci Bölüm)

Ben ki vardım; varım, sonsuza dek var olacağım; tüm yaratılmışlara hükmüm geçer, tüm olaylar ve benim erkim altındaki varlıklarla ilgili her şey,, benim buyruğumla olur. Kim bana inanır da gereksindiğinde beni çağırırsa, ben hemen onun yanındayım, benim var olmadığım hiçbir yer düşünülemez. Beni benimsemeyen kimselerin, kendi isteklerine uygun olmadığı için kötülük diye nitelendirdikleri tüm olaylar, benim isteğimle olur. Her çağın bir Yönetici Vekili vardır, onu ben seçerim. Her kuşakla birlikte, bu Dünya’nın Başkan’ı da değişir; Başkanlar sırayla gelirler, kendi dönemleriyle ilgili görevlerini yerine getirirler. Yaratılıştan kazanılan özelliklerin değerleriyle orantılı olarak, suçları bağışlarım. Kim ki bana karşı çıkar, sıkıntılarla acılar ondan eksik edilmeyecektir. Başka hiçbir Tanrı, benim işlerime ve yaptıklarıma karışamaz: Ben neye karar verirsem, o olur.

Yabancıların ellerinde bulunan kutsal kitaplar, peygamberler ve havariler tarafından yazılmış olsalar bile, artık geçersizdirler, isyancı bir nitelik kazanmışlardır, bozulmuşlardır; bunlar birbirlerini yalanlamakta ve geçersiz kılmaktadırlar. Doğru olanla yanlış olan arasındaki ayrım, yaşanılan çağın koşullarına göre yapılacaktır. Bana inananlara verdiğim sözleri yerine getireceğim; belirli dönemler için yetkilerimi devrettiğim akıllı ve sevgili Vekillerimin yargılarına göre, kullarımla aramdaki sözleşmeye uyacağım ya da uymayacağım. Olayların gelişimini dikkate alırım; içinde bulunulan zamanda yararlı olan neyse, onu uygularım. Benim eğitmenliğimi kabul edenleri yönlendirir, eğitirim; onlar, bana uymakla, ruhun duyacağı sevinç ve zevklerin en büyüğüne kavuşurlar.

(İkinci Bölüm)

Çok iyi bildiğim tüm yöntemlerle, ademoğullarını ödüllendirir ve cezalandırırım. Yeryüzünde, üstünde ve altında ne varsa, benim denetimimdedir. Öbür ırklara yardım etmeyi üstlenmem, onlara iyilik yapmaktan uzak da durmam, hele benim seçilmiş topluluğumdan ve bana uysallıkla hizmet edenlerden bunu hiç esirgemem. Sınadığım insanlara etkin bir denetim yetkisi veririm; bu insanlar, benim irademe uygun olarak, belirli durumlarda, bana inanıp öğütlerimi tutanlara yardım ederler. Alan da benim, veren de; zengin eden, fakir eden de; mutlu kılan, mutsuz kılan da; bütün bunlar, çevre koşullarına ve zamana uygun biçimde gerçekleşir; benim işlerime karışmak ve herhangi bir insanı denetimimden çıkarmak hakkına ve yetkisine sahip hiçbir güç yoktur. Bana engel olmaya çalışanların üzerine acılarla hastalıklar yağdırırım. Kim benim buyruklarıma uyarsa, öbür insanlar gibi ölmez. Bu düşük dünyada hiç kimsenin, kendisi için belirlediğim süreden fazla kalmasına dayanamam; ama istersem, onu bu dünyaya iki kez, üç kez ya da da daha fazla geri gönderirim, ruhunu başka bir bedenin içine sokarak; bu, evrensel bir yasadır.

(Üçüncü Bölüm)

Ben, kitap göndermeksizin yönlendiririm, dostlarıma ve benim öğrettiklerimi benimseyenlere, doğru yolu, gizli araçlarla gösteririm; uyulmasını istediğim kurallar, bunaltıcı değildir, zamana ve koşullara göre saptanmıştır. Yasalarıma karşı çıkanları öbür dünyalarda cezalandırırım. Ademoğulları, yapılması istenen şeyleri bilmezler, bu yüzden sık sık yanlışlığa düşerler. Yeryüzündeki ve gökteki hayvanlar, denizdeki balıklar, hepsi benim yönetim ve denetimim altındadırlar. Dünyanın bağrındaki gizli hazineler ve başka şeyler, benim bilgimin içindedir. Onların tek tek bulunup alınmasına olanak sağlarım. Bunlara sahip olacak kimselere ve benden zamanında dilekte bulunanlara gizli işaretlerimi, mucizelerimi gösteririm. Bana ve izleyicilerime karşı yabancıların göstereceği düşmanlık ve direnme, ancak kendilerine zarar verir; çünkü bilmezler ki güç ve zenginlik benim ellerimdedir ve bunları ben, âdemoğullarından hak edenlere veririm. Dünyaların yönetimi, çağların arka arkaya geçip gidişi, vekillerimin her çağda değişmesi, sonsuza dek benim yetkimdedir. Her kim, oraya dürüstçe yürümezse, ben, kendim belirleyeceğim bir zamanda onu cezalandıracağım ve başladığı yere geri göndereceğim.

(Dördüncü Bölüm)

Mevsimler dört tanedir, unsurlar da (*) dört tanedir; bunları ben, yaratıklarımın, gereksinmelerini gidermeleri için bağışladım. Yabancıların kutsal kitapları, ancak benim yasalarıma uygun oldukları, karşı çıkmadıkları ölçüde tarafımdan kabul görürler; yine de bunlar, çoğunlukla saptırılmışlardır. Üç tanesi bana karşıdır ve ben, üç addan nefret ederim. Benim gizlerimi açığa vurmayanlar için, ödüllendirme konusundaki sözümü tutacağım. Benim uğruma acı çekmeye katlananları, kuşku duyulmasın ki, dünyalardan birinde ödüllendireceğim. Benim yolumdan gidenler, kendilerine düşman olanlara ve yabancılara karşı, cemaat halinde yaşasınlar. Ey siz, benim yasalarıma uyanlar, benim tarafımdan iletilmeyen düşünceleri kafanıza sokmayın. Yabancıların yaptığı gibi sakın, adımı ya da bana yakıştırılan adları ağzınıza almayın, yoksa günaha girersiniz; çünkü bu konular, sizin kavrayışınızın üzerindedir.

(Beşinci Bölüm)

Beni simgeleyen şeylere ve resimlerime saygılarınızı sunun; çünkü onlar size, benim yasalarıma aykırı olan davranışlarınızı anımsatacaktır. Yardımcılarımın buyruklarına uyun, sözlerine kulak verin ki benden aldıkları öte dünya bilgisini size iletsinler.


Kaynak:
Kitab’ül Cilve John S. Guest’in «The Yezidis» (KPI, London and New York) adlı yapıtındaki İngilizce metinlerden yapılmıştır. -Çeviri Yaşar Günenç- Hallacı Mansur Tavasin

 

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen buraya isminizi girin