Hekate: Üç Yüzlü Tanrıça

Hekate, Anadolu kökenli bir pagan tanrıçasıdır. Geçmişte en çok saygı gören ve etkili tanrıçalardan olan Hekate’nin her ne kadar çıkış noktası Anadolu veya Trakya olsa da Eski Yunan dininde ve tanrılar panteonunda çok önemli bir yeri vardır. Genellikle Ay, gece, gökyüzü, büyü-kehanet ve karanlık ile ilişkilendirilmiştir. Aslında en önemli tanrıçalardan biri ve diğerlerine göre daha farklı olmasına rağmen, efsanevi metinlerde ve mitolojik hikayelerde hiçbir zaman çok ön planda olmamıştır. Hekate’nin diğer tanrılardan farkı, belirli bir kişi-karakter olmanın ötesinde kapsayıcı ve bütüncül özellikleridir. O kozmik Dünya’nın ruhudur ve üç alemde yetki sahibidir.

Hekate bazen başlı başına “Tanrıça” arketipini temsil eder, bunda üç yüzü olmasının da etkisi vardır elbette. Hekate’nin üç yüzü, Genç kız tanrıça- Anne tanrıça-Bilge yaşlı kadın tanrıça şeklinde ilahi dişil varlığın üç yönünü temsil etmektedir. Üçleme(teslis) inanışı mitolojilerde genellikle Hekate-Artemis-Selene biçiminde olmuştur. Hekate bu üçlemede bazen genç kız bazense bilge yaşlı kadın ile özdeşleştirilmiştir, ama neticede her üç yüz de onun yüzüdür. Ayrıca bu üç yüz,  Ay’ın üç dönemi ile sembolize edilir. Ay’ın dönemleri ile alakalı daha detaylı bilgi için Ay Fazları ve Ay’ın Büyücülükteki Yeri yazısını okuyabilirsiniz.

3 fazlı ay

Karanlığın Efendisi Hekate

Hekate karanlığın efendisidir. Hekate, şüphesiz ki bulunduğu kültürde en karanlık kişilerden birisidir. Bu karanlık bazen yanlış anlaşılmış bazense bilinçli bir şekilde çarpıtılmıştır. Karanlık = kötülük anlayışı kesinlikle doğal denge diyalektiğinden son derece uzak ve bu kültüre yabancı bir yaklaşımdır. Karanlık, en temelinde gizliliği, bilinmezliği ve bilgeliği sembolize eder. Işık var ise karanlıkta olmalıdır yoksa ışığın bir anlamı kalmaz, aynı şey karanlık için de geçerlidir, ışık olmazsa karanlığın bir anlamı kalmaz. Birbirini tamamlayan iki zıt kutuptur karanlık ve aydınlık, ikisi de doğada mevcuttur. Hekate, karanlıktan geçen bilgelik yolunda kendisini izleyenlere meşale tutan kişidir. Bilgelik karanlıkta olmalıdır ki hak etmeyenler ulaşamasın, göremesin. Yalnızca arayanlar bulsun.

hekate

Tarihte Hekate                                 

Arkeolojik bulgular Hekate kültünün çıkış noktası olarak Anadolu’yu işaret etse de bu konu hala bazı çevrelerce tartışılmaktadır. Hekate belirli bir yere ve belirli bir kişiye-karaktere bağlı olmaksızın Küçük Asya’nın birçok yerinde rastlanabilen bir senkretizm örneğidir. Anadolu’daki kökeni M.Ö 3000’lere Tunç Çağına kadar uzanmaktadır. Anadolu’daki en eski Hekate kültüne Miletos-Apollon Delphinion’daki yuvarlak altarda rastlanır.

Karyalılar tarafından sevilen tanrıça Yunanlılar tarafından da benimsenmiştir. Hatta ününü Yunan tanrıçası olarak kazansa bile, kendisinin Yunan kültüründeki Artemis ile çakışması ve yine tartışılan bir konu olan etimolojik olarak “Hekate” isminin Grekçeye uymaması, Karya dilinden geldiği düşünülmesinden dolayı Antik Yunan Paganizmine sonradan girdiği düşünülmektedir.

Üç yüzlü tanrıça Hekate’den Homeros ve Herodot’un eserlerinde bahsedilmez. İzmirli(Aiolia, Kyme) Yunan didaktik şiirinin babası ozan Hesiodos, ünlü eseri Theogonia’da Hekate’den övgüyle bahseder. Hesiodos onun Güneş soylu ve Titanlar kuşağından olduğunu, insanlara zaferler getiren güç bağışlayan ve bilgelik veren bir tanrıça olduğunu söyler.

Hesiodos’un dizelerinden (karma):

Ünlü Gaia ile Uranus’un bütün çocukları….

Kendi paylarından pay vermişlerdir ona.

Kronosoğlu ona karşı zor kullanmadı hiç,

İlk Titan tanrılar arasındaki yerini

Elinden almadı Zeus hiçbir zaman,

İlk tanrılık payı Hekate’nin olduğu gibi kaldı elinde….

Tek kız evlat olduğu halde bu tanrıça….

Yerde, denizde ve gökte paysız kalmadı,

Tersine bol pay aldı Zeus’un tutmasıyla O’nu….

Payı vardır onun karalarda, derinsiz denizlerde…

Yıldızlı göklerde bile payı vardır…

hekate

“Üç yüzlü” tanımı aslında sadece fiziksel olarak üç yüzü ifade etmeksizin, “Trimorphis”  fiziksel üç bedeni ve ilahi düzlemde yaratıcının dişil üç yönünü temsil eder. Hekate’nin Erken dönemde ilk betimlemeleri tek bedenli ve tek yüzlüdür.  Geç dönemlerde ise üç yüzlü veya üç bedenli şekilde yorumlanmış ve betimlenmiştir. Bu şekilde yorumlanmasının altında yatan inanç onun bütüncül ve kapsayıcı olmasıdır. Deniz, gök, yeryüzü ve yeraltına egemen olması O’nu diğerlerinden farklı ve gizemli tutmuştur. Bu üç yüzlü figürü sanatsal olarak Klasik Devrin önemli heykeltıraşlarından Alkamenes’in ilk olarak işlediği-icra ettiği (M.Ö 431-404) Pausanias tarafından aktarılır.

Tanrıça Hekate Hakkında Çarpıtmalar-Karalamalar

Semavi dinlerin yayılma dönemlerinde birçok değerin çarpıtıldığı gibi zaman zaman onun şahsı da çarpıtılmış ve belirli kesimlerce yanlış anlamlar yüklenmiştir. Hıristiyanlık Ege ve Ortadoğu’da baskı ve zulüm ile hüküm sürmeye başladığı zamanlarda, Hekate’de diğer birçok tanrı-tanrıça gibi şeytan ilan edilmişti. Pagan tapınakları yıkılmış veya kiliseye çevrilmiş, rahip ve rahibeler ise idam edilmişti. Kilise için en tehlikeli olan kişiler kesinlikle Hekate’yi izleyenler veya öyle olduğunu düşündükleri kişilerdi. Otacılar, şifacılar, ebeler, kahinler “dokuz milyon kadın” Hekate veya şeytan ilan edilmiş diğer tanrıların yolunu izledikleri gerekçesi ile kilise tarafından yakılarak katledildi.

İnsan yakmak, insan katletmek aslında hiçbir hakikat öğretisinin özünde mevcut değildir. Ama gelişmenin, ilerlemenin ve insanlığın en büyük düşmanı olan bağnazlıkta ve dogmatizmde bolca mevcuttur. Tarihte ise semavi dinler bağnazlığın ve dogmatizmin en büyük silahı olmuştur.

Günümüzdeki Hekate

Kadim pagan öğretilerinin yüzyıllardır asimile edildiği, unutturulduğu lakin şimdi yeniden canlandığı 21.yy da bile birçok neo-pagan onun yolunu izlemiş, birçok pagan topluluğu ise onu topluluğun/oluşumun merkezine yerleştirmiştir. Geçmişte de olduğu gibi bu gün de “Soteira” yani kurtarıcı olarak anılan Hekate’ye adanmış ruhlar, dünyanın birçok farklı noktasında her biri aynı bilinç, aynı disiplin ve aynı kararlılık ile tekamül-kişisel olgunlaşma yolunda O’nun rehberliği ile yürümektedir. Yüzlerce okültist, cadı, pagan geceleri gökyüzüne egemen olduğunda Hekate’yi onurlandırır. Bugün kök-paganizmde ve neo-paganizmde tapınma anlayışı farklıdır, özgürlüğün dini paganizmde insanlar tanrılara tapmak zorunda değildir. Onları kendilerini cezalandıracak veya sorgulayacak bir “sahip” olarak görmek yerine, kendilerine yol gösteren kendilerinden üstün doğadaki bilge varlıklar olarak görürler. Elbette tapınım da iradeye bağlı bir şekilde gerçekleştirilebilir, bu bir tercihtir.

Sembolik Analizler

Hekate, binlerce yıllık tarihi boyunca farklı nesnelerle, hayvanlarla, kavramlarla ve “kavşaklar ve yol ağızları” gibi mekânlarla ilişkilendirilmiştir. Bunlar bazen insanlar tarafından O’na atfedilmiş, bazense mitolojik metinlerde ve efsanevi hikayelerde mevcut olup gün yüzüne çıkarılmıştır.

Meşale: Heykellerde, resimlerde ve sanatsal çalışmalarda Hekate genellikle elinde bir meşale ile resmedilmiştir. Bu meşale karanlık geçitleri ve bilgelik yolunda yürüyen inisiyelerin yolunu aydınlatan Hekate’nin rehberliğini temsil eden bir semboldür. “Dadouchos” Hekate’nin isimlerinden biridir ve meşale taşıyıcısı anlamına gelir. “Phosphorus” ise ışık taşıyıcı anlamına gelen isimidir.

Anahtar:  Yine sanatsal çalışmalarda Hekate’nin elinde gözlemlenebilen anahtar, ölülerin bulunduğu yeraltının kapısının anahtarıdır. “Kleidouchos” anahtar taşıyıcısı anlamına gelen, Hekate’nin isimlerinden biridir.

Hançer: Ritüel gücünü sembolize eden hançer heykel ve görsellerde Hekate’nin elinde tuttuğu nesnelerden bir diğeridir. Hançer bir silah olarak yargıyı ve adaleti temsil eder.

hekate

Tüm vahşi hayvanlar Hekate için kutsaldır. Fakat bunlardan üç tanesi daha özeldir. Köpek, aslan ve yılan bu üçü içerisinde de karakteristik olarak en önemlisi köpektir.

Tanrıça ile ilişkilendirilen köpek siyah ve kısa tüylü olarak betimlenebilir. Ayrıca yeraltının hakimi Hades’in sahibi olduğu ve ölülerin bulunduğu yeraltı kapısının bekçiliğini yapan üç başlı köpek Kerberos’ta Hekate ile bağlantılıdır ve onun uluması ile onurlandırılmıştır.

Ortadoğu’da tanrıçaların aslanlar ile birlikte resmedilmesine çok sık rastlanabilir. İnanna, Astarte ve Kibele gibi tanrıçaların ikonografisi irdelendiği takdirde birçok aslanlar ile çevrelenmiş tanrıça motifi gözlemlenebilir. Aslında bu da Hekate kültünün Ortadoğu kökenli olduğuna bir işaret olarak gösterilebilir. Yaşamı temsil eden yılan ise Hekate ile doğrudan ilişkili bir hayvandır. Ezoterizmde sık rastlanan bir sembol olan yılan Hermes’in asasında da bulunur. Hekate’nin bazı sikkelerde yılanlar ile birlikte tasvir edildiği görülmüştür.

Strophalos

 

Strophalos: “Hekate’nin çarkı” denilen bu sembol yalnızca onun şahsına ait geleneksel, Helenik bir semboldür. Antik çağlarda “Hekatean Maji” ritüellerinde kullanılan bu sembol, Tanrıça’nın “üç yüzünü” temsil eder.

Sembol yorumlamak meşakkatli bir iştir. Bu sembollerin bazıları mitolojik olarak farklı efsanelerde farklı anlamlara gelse de bizim aktarabileceğimiz en yalın hali budur. Hekate ile ilişkilendirilmiş daha birçok sembol olmasına rağmen genelde  en çok tanınanlar bunlardır.

Mitolojideki Yeri

Hekate mitolojik hikayelerde çok ön planda olmasa da mitolojik kimliğine değinmeden geçemeyiz. Hekate’nin mitolojik olarak soyu hakkında görüş ayrılıkları olsa da kabul gören anlayışa göre annesi Asteria babası ise Titan Perses’tir. Efsanelerde Hades’in kapısını koruduğu ve elinde kapının anahtarını tuttuğu anlatılan üç yüzlü tanrıça:

Olympos tanrıları ve Titanlar arasındaki savaşta Hekate Olympos’luların safında yer almış ender Titanlardandır. Bundan dolayı “Tanrıların ve İnsanların Babası” Zeus dünyayı paylaştırırken Poseidon’a denizleri, Hades’e yeraltını vermiş kendisi ise gökyüzünü almıştır. Karanlığın efendisi Hekate’ye ise bu üç alanda yetki vermiştir.

Ayrıca Hekate, Yunan efsanelerindeki antik dünyanın en büyük majisyenlerinden , ilaç ve zehir ustası Midia(Medea)’yı eğiten kişidir. Bazı kaynaklarda bizzat annesi olduğu da geçer.

Hekate odaklı pratik okült çalışmalar için tanrıça ile ilişkilendirilen;

Renkler: Siyah, kırmızı ve beyaz.

Bitkiler: Meşe, gül, sarımsak, karahindiba, defne ve Yunan çam reçinesi, porsun ağacı,

Hayvanlar: Köpek, yılan, ayı, at, aslan, kurbağa

Taşlar: Aytaşı, selenit, sitrin

Sunular: Şarap, tütsü, susam, kek, kekik, defne

Hekate günümüzde Wicca gibi neo-pagan dinleri ve akımları içerisinde çok popüler olsa da onun derinliklerini kavrayabilen ve Hekate odaklı çalışmalarda gerçek tecrübelere ulaşabilenlerin sayısı azdır. Çünkü “Üç yüzlü tanrıça” yol göstereceği kişileri seçer ve sınar.  Hekatean okült çalışmalarda karanlığa uyum sağlamak ve geceye adapte olmak gerekir. Kerberos’un ulumasıyla kutsanmış Hekate kendisini izleyenlere en karanlık gecelerde yol gösterecek ve ışık tutacaktır.

Doğan Ay Şengül

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen buraya isminizi girin